callcenter ESTİM ÖNERİ VE TALEP444 00 73
DEVLET HAKSIZLIĞI YOK ETMEK İÇİN DOĞDU


Prof. Dr. Kadir Canatan, İbn-i Haldun'un Mukaddime'sini anlattığı "Siyasetname Okumaları"nda, "İnsanlar birbirlerine haksızlık etmemiş olsalardı, devlet de ortaya çıkmayacaktı" dedi.

 

Esenler Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü'nün düzenlediği "Siyasetname Okumaları", Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi'nde gerçekleşti. Programda konuşan İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kadir Canatan, İbn-i Haldun'un sosyal bilimlerde farklı branşları ele aldığı Mukaddime isimli eserinden bölümler anlattı.


İBN-İ HALDUN DEVLETİ EN İYİ ANLAYANLARDANDI

 

İbn-i Haldun'un "Dünya Tarihi" kitabının ilk kısmı olarak kaleme aldığı Mukaddime adlı eserinde yer alan devlet ve siyaset ile ilgilendiği bölümlerden bahseden Canatan, İbn-i Haldun’un hala üzerinde en çok akademik tez çalışma yapılan kişi olduğunu söyleyerek şunları söyledi:

 

"İbn-i Haldun çok eser yazdığı için önem kazanmış birisi değildir. Genellikle kalıcı eserler yazmıştır. En önemli eseri 'Dünya Tarihi' kitabıdır fakat bu eseri çok konuşulmamıştır. Bu kitabına giriş olarak yazdığı 'Mukaddime' eseri bu kitabından daha çok tanınır. Onlarca ciltten oluşan kitabının ilk cildi olan 'Mukaddime' ünlenmiştir. Bu kitabı haricinde iki eseri daha vardır; otobiyografisi ve bir tasavvuf eseri. Mukaddime’nin en temel merkezi konusu siyaset ve devlettir. İbn-i Haldun bir siyaset adamıdır ve birçok devlet adamına danışmanlık ve elçilik yapmıştır. Hayatı devlet içinde geçtiği için devleti anlayan en iyi kişi olmuştur. İbn-i Haldun, İslam Düşünce Tarihi içerisinde bağımsız düşünür olarak geçer çünkü hiçbir düşünce akımına aidiyeti yoktur, esas mesleği tarihçiliktir. Tarihi problemleri araştırırken günümüzde sosyoloji dediğimiz ilmi keşfetmiştir."


HAKSIZLIK OLMASAYDI, DEVLET OLMAZDI


 

Mukaddime'de ihtiyaçların toplumu doğurduğunu ve toplum ortaya çıktıktan sonra insanların birbirine yaptığı haksızlıkların da siyaseti ortaya çıkardığını söyleyen Canatan, "Siyaset kurumu insanların hemcinslerine verdiği rahatsızlıkları ortadan kaldırmaya yönelik bir yanıttır. Eğer insanlar birbirlerine haksızlık etmemiş olsalardı, devlet de ortaya çıkmayacaktı. İşte bu gereksinim devleti ve siyaseti ortaya çıkarıyor. Toplumun en temel ihtiyaç duyulan kurumu devlettir. İbn-i Haldun'un sosyolojisinde devletle bağdaşan en temel kavram asabiyettir. Asabiyet, toplumsal dayanışma demektir. Kabile topluluklarının olduğu, bu kabilelerin de birbiriyle kavga halinde olduğu bir dünyada, dayanışma ruhu güçlü olan bir kabilenin diğerleri üzerinde hükümranlık kurmasıyla devlet oluşuyor çünkü devletin olabilmesi için bir hakim güç bir de ona tabi olan insanlar olması lazım. Bir güç ve ona tabi olan diğerleri ortaya çıktığı için devlet ortaya çıkıyor. Toplumda güçlü bir grup varsa onun hedeflediği şey devlettir" ifadelerine yer verdi.  

Oluşturulma Tarihi : 12.04.2018