callcenter ESTİM ÖNERİ VE TALEP444 00 73
DİJİTAL YERLİLER, ESKİLERİ ZOR ANLIYOR


Düşünce Ekseni'nde konuşan Sosyolog-Yazar Nazife Şişman, dijital çağın hayatımıza etkilerinden bahsederek, "Dijital çağda teknoloji o kadar hızlı değişiyor ki, bu çağda yetişen nesil, teknoloji öncesi yetişen neslin imkânlarını anlamakta zorlanıyor” dedi.

 

Esenler Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Düşünce Ekseni" programında Sosyolog - Yazar Nazife Şişman, "Dijital Çağ'da İnsan Olmak" konulu bir söyleşi gerçekleştirdi. Dr. Kadir Topbaş Kültür Sanat Merkezi’nde düzenlenen söyleşide Şişman, teknolojinin hayatımıza etkileri ve dijital çağda değişen  değer yargılarından bahsetti.


DİJİTAL YERLİLER İLE DİJİTAL GÖÇMENLER FARKLI DÜŞÜNÜYOR

 

Dijital çağda doğanlar ile internet öncesi kuşağın iletişime yaklaşımını değerlendiren Nazife Şişman şöyle konuştu:

 

"İnternetin içine doğan bir kuşak var, 90 sonrası kuşak. Bir de benim gibi internet çağına sonradan dahil olan 'Dijital Göçmen' dediğimiz bir kitle var. 'Dijital Yerliler' dediğimiz kuşak, internet öncesi kuşağı asla anlamıyor. Teknoloji öncesinde nasıl iletişim kuruluyordu diye düşünüyorlar. Dijital göçmenler olan biz ise değişimi çok hızlı yaşadık. Kendi hayatım üzerinden anlatmam gerekirse, oğlum bana en basit şeyler için bile 'Sizin zamanınızda böyle bir şey var mıydı?' diye soruyordu, hatta 5 yaşındayken 'Sizin zamanınızda kalem var mıydı?' diye sordu. Çünkü anlatılanlar üzerinden öyle bir dünya kuruyor ki sanki bizim çağımızda hiçbir şey yoktu. Sanki biz taş devrinde yaşadık. Bu soruları sormakta haklıydı bir yandan da çünkü o kadar hızlı ve yoğun bir dönüşüm yaşandı ki. Ben ilk bilgisayarla karşılaştığımda üniversite birinci sınıf öğrencisiydim. O bilgisayar kocaman bir buzdolabı gibi ve korumalı halde duruyordu. Aynı zamanda ben  köyde gaz lambası görmüş de bir insanım."


DEĞİŞİM HEP VARDI


 

Değişimin sadece dijital çağa özgü olmadığını söyleyen Şişman, " Değişim, eşyanın tabiatında mevcut. Değişim çok hızlandığı için biz bir sürü şeyi kaçırıyoruz. Kullandığımız teknolojinin ve araçların bize ne getirdiği, bizden ne götürdüğü sorusunu sormayı kaçırıyoruz. Bu hızlı süreçte teknoloji de kendisini kabul ettiriyor. Yeni bir telefon çıktığında veya sosyal medya hesabı açtığınızda, acaba bunu paylaşmasam olur mu diye sorguluyor olabilirsiniz ama araç ne yapmanız gerektiğini size söylüyor. 'Neden telefonum varken yeni modeli almamız gerekiyor?' diye düşünmüyoruz. Televizyon bizim hayatımıza, görülmenin sorgulanmadığını, görülmenin ve birisinin özel hayatını görmenin çok daha değerli olduğunu getirdi. Bizim kültürümüzde ise görülmek hoş bir şey değil" diye konuştu.

Oluşturulma Tarihi : 07.12.2017